Home » Acunn » DSLR Katili Aynasız Fotoğraf Makineleri
Yazan: | 05 Ağustos 2012 Pazar

DSLR Katili Aynasız Fotoğraf Makineleri

Font Küçült Font Büyült

“DSLR Katili” olarak anılan kompakt sistem fotoğraf makinelerini sizler için derledik.

2011 yılında yeni modellerin gelişiyle büyük bir popülariteye kavuşan kompakt sistem fotoğraf makineleri, artık DSLR segmentine ciddi bir rakip olmaya başladı. “Aynasız” olarak da anılan bu modeller, oldukça küçük boyutlarına rağmen daha büyük yapıdaki makinelerin gerisinde kalmıyor. Fakat kompakt sistem pazarında artan marka ve model sayısıyla artık istediğiniz modeli seçme kararı bir hayli zor hale geldi. Sizlere bu yazımızda kompakt sistem fotoğraf makinelerinin yapısı, farkları ve en iyi modellerden bahsedeceğiz.

Öncelikle sensör boyutlarıyla başlayalım;

Büyük sensör = Daha iyi görüntü

Fotoğraf makinelerinde görüntü kalitesine etki eden birçok değişken bulunuyor. Bunların başında firmanın görüntüyü işleme konusundaki uzmanlığı ve tercihleri geliyor. Dolayısıyla iyi bir fotoğraf makinesi, aslında üreticisinin tecrübesi ve kararlarıyla meydana geliyor. Fakat iyi bir görüntü elde etmek için öncelikle iyi bir sensöre sahip olmak gerekiyor.

Sensörün görüntü kalitesi, boyutlarına göre değişkenlik gösteriyor. Bugün en popüler fotoğraf makineleri konumundaki DSLR’ların en üst seviye modelleri 35mm Full Frame yani tam kare adı verilen sensörleri kullanıyor. Bu sensörler, eski filmli fotoğraf makineleriyle aynı alanı kapladığı için lenslerin odak uzaklığı yani sunduğu görüntü açısı da aynı oluyor. Bir örnek ile açıklama gerekirse 16-35mm bir lens, tam kare sensörlü bir makine üzerinde 16-35mm olarak görev yapıyor. Sensör boyutu küçüldükçe lenslerin açısı gittikçe daralıyor. Bunu yazımızın devamında aktaracağız.

Pahalı fotoğraf makinelerinde büyük sensör kullanılmasının bir sebebi var; büyük sensör, daha iyi görüntü kalitesi sunuyor. Yüzey ve piksel alanı daha büyük olan sensörler ışık, alan derinliği ve ISO konusunda küçük sensörlere göre daha iyi sonuçlar veriyor. Fakat büyük sensör kullanmak, aynı zamanda makinenin maliyetini artıran bir durum. Dolayısıyla burada devreye daha küçük sensörlü modeller giriyor.

devamı ikinci sayfada

Friendfeed de Paylaş RSS Ekle

Yorumunuzu buraya yazın

Loading Facebook Comments ...

Yorumlar

mav1li 09 Ağustos 2012

Aynasızların en iyi makinalarından biri Olympus OM-D değinmemeniz garip!

Melih Bilgin 09 Ağustos 2012

Zaten bu listenin dışında kalan onlarca model var. Olympus OM-D E5 gerçekten başarılı bir makine ama boyutları ve fiyatı bence bir dezavantaj. Listede yer verdiğim diğer Olympus modelleri (meselea P3) megapiksel haricinde E5′ten geride kalmıyor. Üstelik fiyat olarak da daha ucuzlar. Micro Four Thirds sensörlü bir makine için 1000 dolar fiyatı yüksek gördüğüm için listede P3′e yer vermeyi tercih ettim.

ahmet kizilhan 20 Kasım 2012

selamlar, benim merak ettigim aslina bakarsaniz bu makinalardaki netleme hizlari.
yapi olarak aynasiz bir sistem slr sistemi ile calisan makinalarin live view modundaki calisma tarzina benziyor. burada goruntu hic bir ara parca olmaksizin direkt olarak lensten sensore geliyor ve tum islemler sensorden alinan goruntu uzerine yapiliyor. burada tabii sensor fotograf cekim kalitesinde degil de daha dusuk bir cozunurlukte calistiriliyor. aksi durumda sensorun dayanabilicegini sanmam.
iste aslen benim tum kafa karisikligim burada basliyor. zira slr makinalar live view sirasinda netlemeyi ana sensorden gelen bilgiye gore yapiyor. ve bu sensorun refresh rate i ne bagimli olarak yapiyor dolayisiyla. yani teorik olarak 9 nokta gibi bir kisit kalmiyor ve goruntu pixellerinin tumu netlik noktasi olarak kullanilabiliyor. bu isin guzel tarafi, peki; live view modu haricinde yani normal netlemede nasil netlik elde ediliyor. oncelikle burada ayna sisteminin altinda bulunan bir ikinci sensor oldugunu soylemek lazim. bu sensor tamamen netligin saglanmasi icin konulmus ve bizim makinalardaki basarim olarak bildigimiz netlik noktasi sayisi buradaki sensorun basarisi ile elde ediliyor. iste bastan beri soyledigim karisiklik ve dez avantaj da buradan geliyor. slr makinalardaki netlik sensoru, goruntu sensorunden cok daha hizli ve lensinizin odak noktasini bulmasinda cok hizli bir cevap verebiliyor. dolayisiyla elinizdeki usm sensorler veya normal sensorlerin arasindaki farki burada hissedebiliyorsunuz.
gelelim soruma; aynasiz makinalarda netlik eger ana sensorden yapiliyorsa (aksini dusunemiyorum cunku ikinci bir sensore goruntuyu bolen bir mekanizma yok) netlik hizi slr makinalardaki live view modu gibi yavas mi? bu durumda elimizde (tabii ki adaptor vasitasiyla) kullanabilicegimiz bir usm yani hizli lens olmasi bize bir avantaj saglamayacak mi bunu merak ediyorum.
uzun oldu belki ama aciklama yapmadan sormak zor olacakti.
simdiden tesekkur ederim cevabiniz icin…

Melih Bilgin 20 Kasım 2012

Bahsettiğiniz yavaşlık problemi aslında ilk başlarda aynasız makinelerde mevcuttu. Aynı SLR makinelerin Live View modunda olduğu gibi çok yavaş netliyordu ve bazen çok isabetsiz çalışıyordu. Fakat şuan piyasada olan makinelere baktığımızda SLR makinelerden bile daha çabuk netleme yapan modeller var. Sony, Olympus, Fujifilm gibi firmaların üst seviye aynasız modelleri netlemede gerçekten hızlı ve başarılı. Kullanıldığını bildiğim teknolojilerden biri sensör üzeri netleme noktaları. Yani ana görüntü sensörünün üzerine netlemeye yardımcı algılayıcılar yerleştiriliyor. Bu sensörün görüntü performansını etkilemeden daha çabuk netleme yapılmasını sağlıyor. Böylece video esnasında da otofokus daha hızlı oluyor. İşin bir de bizim bilmediğimiz algoritma yani olsa gerek. Eminim ki bu ürünler yazılım açısından da “Contrast Detect” çalışmak için iyileştiriliyor.

Bu teknoloji elbette DSLR makinelerde kullanılmak için müsait. Bu yüzden Canon EOS 650D modelinde üzerinde netlemeye yardımcı noktalar olan 18MP bir sensör kullanıyor. Bu sensör muhtemeler EOS M için hazırlandı ve 650D’ye de konulmasına karar verildi. Ben test etmedim ama incelemelerde diğer Canon modellerine göre hem live view hem de video otofokus performansının daha iyi olduğu söyleniyor. Fakat Sony’nin SLT teknolojisi kadar hızlı değil.

Benim şahsi tercihim halen DSLR’ın otofokus sistemi oluyor. Optik bakaç ve ikincil fokus sensörüne daha çok güveniyorum. Fakat kullanım amacına baktığımız zaman aynasız makinelerde fokus sistemi görevini iyi yapıyor. Sonuçta bir NEX 7 alıp tele lens ile kuş, spor ya da stüdyo fotoğrafçılığı yapmazsınız. Dolayısıyla gündelik kullanımda aynasız makinenin fokus sistemi yeterince esnek ve hızlı çalışabilir.

Ben de sorunuza biraz uzun yanıt verdim, umarım istediğiniz yanıtı vermişimdir :)

Rızacan Kumaş 29 Ekim 2013

Yaptığınız bu inceleme resmen komedi filmi gibi. Olympus’un O-MD modelini eklemeyip şu anda piyasanın gerçekten en iyi Mirrorless makinası olan ( alınabilir seviyede ) X-Pro1′i dümdüz boş geçmek sizin birazda yanlı olduğunuzun göstergesidir ki bu sıralamaya Canon EOS M modelini koymanızdan aslında biraz belli oluyor. Fujifilm’in X-Trans CMOS sensörünün başarısını es geçmeniz gerçekten inanılacak türden bir gaf değil. Mirrorless makinalara gelen Firmware’ler ile bu AF problemlerinin neredeyse geçirildiğini ve kullanıcının yorumlarına çok dikkat edildiğinide gözden kaçırmışsınız. Bu yazıyı hazırlayan arkadaşı biraz fotoğraf makinaları dünyasının içine biraz daha girebilmeye ya da bir makinaya yorum yapmadan önce sonuna kadar denemeye çağırıyorum.

Yorum Yaz

Yorumunuzun Yanında Gösterilir

Herkes görmeyecektir.


3 + iki =